Korku Filmlerinin Psikolojisi
Kimi insanlar korku filmlerinden keyif alırken, kimileri izlemekten kaçınır. Peki, bizleri ürperten, kalp atışlarımızı hızlandıran bu filmlere olan ilgimizin altında nasıl bir psikoloji yatıyor? İşte korku filmlerinin psikolojisine dair önemli noktalar:
1. Korkunun Evrimsel Kökeni
Korku, hayatta kalma içgüdümüzün en temel duygularından biridir. Tehlike karşısında “savaş ya da kaç” tepkisini devreye sokar. Korku filmleri, bu içgüdüyü güvenli bir ortamda deneyimlememizi sağlar. Yani beynimiz tehlikeyi gerçek zanneder, ama aslında güvende olduğumuzu bildiğimiz için “kontrollü adrenalin” yaşarız.
2. Adrenalin ve Heyecan Arayışı
Korku filmi izlerken vücut adrenalini artırır. Bu da kalp atışlarını hızlandırır, odaklanmayı keskinleştirir. Bazı insanlar için bu durum bir tür “eğlenceli heyecan”dır. Roller coaster’a binmek gibi, korku filmleri de güvenli bir tehlike deneyimi sunar.
3. Toplumsal Bağ ve Korku
Korku filmleri genellikle birlikte izlenir. Çünkü insanlar korku anında yakınlık kurmaya eğilimlidir. Beraber korkmak, kişiler arasında bağ güçlendirir. Bu yüzden çiftlerin sıkça korku filmi tercih etmesi tesadüf değildir.
4. Bilinçaltındaki Korkuların Yansıması
Korku filmleri sadece “korkutmak” için değil, toplumların bilinçaltındaki kaygıları da yansıtır. Örneğin;
-
Zombi filmleri salgın ve toplumsal çöküş korkusunu,
-
Perili ev hikâyeleri bilinmeyenle yüzleşme kaygısını,
-
Seri katil filmleri ise insandaki kötülük olasılığını işler.
5. Psikolojik Katarsis
Korku filmleri aynı zamanda bir tür “katarsis” sağlar. İzleyici kendi korkularıyla yüzleşir, onları kontrol etmeyi öğrenir. Film bittiğinde hissedilen rahatlama, bu psikolojik boşalmanın sonucudur.
Bir yanıt yazın